7 Nisan 2009 günü ani ateş nedeniyle sevgili annemi kaybettim Bu nedenle o günden bu yana sayfamı güncelleyemedim.
Annem, sevgili annem, canım annem…
Ateş, baş ağrısı ve kas ağrıları şikayetiyle 6 Nisan Pazartesi günü sabahı annem aile hekimine tek başına yürüyerek gidiyor. Önce tansiyonunu ölçtürüyor. 17 çıkıyor. Bir dil altı verip sıraya girmesini söylüyorlar. Annem fişini alıyor ve sırasının gelmesini bekliyor. Herkes bilir sağlık ocaklarını, kalabalıktır. Annemse o an hastadır. Derdi ilaç yazdırmak değil çare aramaktır. Uzun bir bekleyişten sonra sırası gelir ve aile hekimiyle buluşur. Hekim sorar:”Neyin var, Teyze?” Annem rahatsızlıklarını sıralar ama ateşinin olduğunu söylemez ve doktordan KAS GEVŞETİCİ YAZMASINI İSTER. Hekim hemen yazar kas gevşeticiyi. Bir de tansiyon ilacı yazar değişik isimde. Annem ordan çıkar . Eczahaneden ilacını alır ve eve gelir.
Ardından bende evdeyim. Ona sıcak bir çorba hazırlayıp ilacını,kas gevşeticiyi , verdim. Ağrıları dinmedi, ateşi yükselmeye devam etti. Buzlarla, buzlu bezlerle düşürmeye çalıştım. Engel olamadım. Ateş 39 olunca korktum…
Artık yakınlarımız da bizimleydi. Çünkü annem bize tepki vermiyordu.
Ambulans çağırıp Dokuz Eylül Tıp fakültesinin aciline götürdük. Saatlerce tarama yaptılar. Kan tahlili, beyin tomografisi, ciğer filmi derken hiçbir rahatsızlık bulamadılar. Belinden su almaya kalktılar , iki kez denediler başaramadılar. Bütün bünlar yapılırken ne ateşini düşürdüler ne de tansiyonunu. Hem ateş hem de tansiyon sürekli yükseliyordu. Hiçbir şey bulamayınca antibiyotik tedavisine başladılar.
Hastahane acillerini herkes bilir. Kocaman bir koğuş… Giren çıkan belli değil. Hasta sahiplerine hastanın başında bir dakika izin var. O da her zaman değil.
Annem namazında niyazında , yaşlı ama çok sağlıklı, hayat dolu, neşeli, her ortamda kendini sevdirebilen mükemmel bir insandı. Üzerindeki elbiseleri çıkarmamızı istediler. Evet burası çok acı. Hasta hakları var mıdır? Üzerini örtmediler. Buna hiç dikkat etmediler. Annem yaşasaydı ve bunu bilseydi utancından ölürdü.
Ben kızı olarak annemle ilgilenen doktoru hiç görmedim. İlk gittiğimizde arka arkaya üç kişi annemin sabahtan bu yana yaşadıklarını anlatmamı istedi. Her seferinde anlatmaya çalıştım ama hiçbirinde tam anlattırmadılar. Konuşmamı onlar yönlendirdi. Tabii ki annemle ilgili anlatılacak çok şey bende kaldı. Sonra da kimse bize bir şey sormadı. Doktoru sorduğumuzda , dışarı sorun, dediler. Ne demekse?
Gece yarısı havale geçirdi. Yarım saat … Yarım saat diyorum, tahmini bir süre . Çünkü bir ihtiyaç için eve gitmiştim, evdeydim. Hastahanede olan yakınlarım bana haber verdiler . Evden çıkıp yanına vardığım süre yarım saat diyorum. Bu süre içerisinde yanında doktor yoktu. Olsaydı müdahale ederdi. Hastahanede bir hasta yarım saat havale geçirir halde bekletilir mi? Yanına gittiğimde hayatım boyunca hiçbir an gözümün önünden silinmeyecek bir görüntüyle karşılaştım. Daha önce havale geçiren kimseyi görmemiştim. İnsanın annesini öyle görmesinden daha acı veren bilmem ne olur ki? Bu acıyla nasıl bağırdığımı bilmiyorum. Oraları paspas yapan birinin paspası fırlatıp koştuğunu ,annemin tansiyonunun 27 olduğunu , kalp atışlarının çizgiler haline dönüştüğünü gördüm…Annemi kaybediyordum…O an dışarı çıkmışım koşarak, farkında bile değilim çıkışımın.
Gelmişler, makineye bağlamışlar…
Gizlice yanına girmesek daha neler yaşayacaktı bilinmez.
Pazartesi öğleden sonra acil servise götürdüğümüz annemi Salı günü akşam üzeri kaybettik. Dört kardeşiz. Hepimiz ordaydık Yanına girmek istedik, içeri koymadılar. Tek bir kişiye izin varmış. Sadece dayım gördü onu.
Annemi bir daha göremedim. Oysa bizim kültürümüzde çocuklarının annelerini öyle durumlarda görmesi var. Daha soğumamış tenine dokunmak istemesi var. Aldılar onu bizden…
Ölüm raporu:Kalbi durdu.
Aile hekimi aradı; başınız sağolsun, dedi. Ona annemin ateşiyle neden ilgilenmediğini sorduğumda yanıtı, “Bana ateşim var demedi.” oldu. Aile hekimleri… Hastalığını bilen bir insan, ilacını da söylüyor, siz de yazıyorsanız, size ne gerek var? Bırakın eczaneler halletsin. Onlar da istediğimiz ilacı verebilir. Biz onlardan ilacı isterken devlet onlara isteme parası vermez. Onlar sadece ilaç parasını alırlar.
Neden anlatıyorum bütün bunları? Okuyanlar bunu düşünebilir belki. Yaşanan, ülkemin çok acı bir gerçeğidir. Herkesin annesi ya da çok sevdiği bir yakını aynı duruma düşebilir. Aile hekimliğinin nasıl çalıştığını bilsin istiyorum herkes. Ayrıca acil servisler ne kadar acildir bilemem ama bizim gittiğimiz hastanede acil durumu olan hastaların durumu acil değil. İnanıyorum ki orada çalışan doktorların hiçbiri kendi annesini acil serviste bir saat bekletmez. Tabii durumu acilse.
Bu duruma gelmesinin bir sebebi de belki yine ülkemin vatandaşıdır. En ufak bir rahatsızlığı olan herkes acile gidiyor. Adı üzerinde: Acil… Böyle olunca gerçekten acil durumu olan hastalar önemsizleşiyor. Bir çözümü olmalı. Bunu da hastanenin başhekimi üretmeli.
……………………………………………………………………………………………………………………………
Bu acılı günlerimizde yanımızda olan herkese, başsağlığı dileyenlere, çelenk gönderen kurum, kuruluş ve şahıslara, TEMA ve TEV'e bağışta bulunan kurum , kuruluş ve şahıslara teşekkür ediyorum.
Nur içinde yat sevgili anneciğim. Bıraktığın acı dinmez, boşluğun dolmaz... Seni, gülüşünü, varlığını çok özledik…
Çelenk gönderen ve bağış yapanların listesi aşağıdadır:
1*Necati Aksoyoğlu
2*Mete-Esen Uğurlu
3*T.İş Bankası A.Ş Yönetim Kurulu Başkan ve Üyeleri
4*Seval-Murat Akpınar
5*TSKB Gen Müd. Halil Eroğlu
6*T.İş Bankası A.Ş Çağrı Merk. Müd. Sıtkı Çoşkun
7*T.İş Bankası Gen Müd. Ersin Özince
8*Şemsettin Arat
9*Adnan-Yüksel Boyla
10*Murat Boyla
11*T.İş Bankası A.Ş Bilgi Teknolojileri Bölümü
12*Nurgün Özdeş
13*Mahmut Magemizoğlu
14*Eray Yüksel
15*NCR Çalışanları
16*T.İş Bankası A.Ş İstanbul Kurumsal Şube
17*Anadolu Hayat Emeklilik Ege Bölge Müdürlüğü
18*Ethem Sami Akşehir ve Ailesi
19*T.İş Bankası A.Ş Taksim Şubesi
20*T.İş Bankası A.Ş Genel Müdür ve Genel Müdür Yardımcıları
21*IBM Türk Sektörü Gülseli Karadere –Didem Duru
22*BTSİB İzmir Merkezi Personeli
23*İş Net A.Ş Hakkı Akşener
24*Metin Tiryakioğlu
25*T.İş Bankası A.Ş Ege Kurum sal Şube
26*Softtech A.Ş Çalışanları
27*Softech A.Ş
28*BTSİB M.Ragıp Gener
29*Suna –Rasim Okan
30*Özyar Ailesi
31*Niyazoğlu Ailesi
32*Balçova İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü
33*Yusuf Uz İlköğretim Okulu
34*Hakiki Koç Otobüs İşletmeleri
35*Hasan Sağlam Öğretmen Evi
36*Narlıdere Kaymakamı ve Eşi
37*Batı Dershaneleri
38*BY Dental Karabulut Diş. Lab. San.Tic. Ltd.Şti
39*Artvin Kültür ve Dayanışma Derneği
40*Gökalp-Birgül Ekşi
41*Bornova İlçe Milli Eğitim Müdürü –Nuri Çakıral
42*Yusuf Lider-Aziz Lider
43*S.Ahmet Yıldırım
44*Mehmet Topaloğlu
45*Bim Birleşik Mağazalar A.Ş
46*İzmir Ordulular Derneği Başkanı –Yılmaz Kurtoğlu
Yorumlar
Ne yazık ki, herkesin şikayet ettiği(kesinlik le üzerinize almayın) ülkemizde herkes işini "dürüstçe" ve "düzgün" yapmadığı için canı yanan insanlardan olduğunuzu yazınızı okuyunca anlıyorum.
Vijdan sahibi insanların artmasını dilemekten ve rahmet dilemekten başka birşey gelmiyor elimizden ne yazıkki…
Gerçekten çok üzüldüm, tekrar başınız sağolsun. Alıntı
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.